Denizköşkler Mahallesi’nde 27 Nisan Pazartesi günü yaşanan talihsiz olayda, ev sahibi borçları nedeniyle apartmanındaki iki daireyi icra yoluyla kaybetti. Dört katlı apartmanın giriş katındaki daire, üniversite öğrencisi Omar A. tarafından kiralanmıştı. Ancak, ev sahibi, dairenin icra yoluyla satışını kiracısına bildirmedi.
İcra işlemleri tamamlandıktan sonra, icra memurları ve avukatlar apartmanın önüne gelerek, kiracının eşyalarını tahliye etmek için mahkeme kararını kapıya astılar. Mısırlı öğrenci Omar A., o sırada yurtdışında olduğu için tebligatı görememişti ve bu nedenle tahliyeye dair herhangi bir adım atmamıştı. Belirlenen sürenin sona ermesinin ardından, icra ekipleri kapıyı çaldığında, Omar A. durumu öğrenerek büyük bir şok yaşadı.
Olay sırasında bina sakinlerinden biri, Omar A.’ya destek olmaya çalışarak, “Bağırma, bu adama para vermemeni söylemiştim” diyerek durumu daha da zorlaştırdı. Omar A., “Ben üniversiteye gidiyorum” derken, avukatlar da kiracının durumuyla ilgili olarak, “Kandırılmışsın, bu durumu kabul etmelisin” dediler. Omar A., “Böyle bir şey Türkiye’de veya dünyada olamaz” diyerek karşılık verdi.
Ev sahibi, durumu düzeltmek için icra memurlarına, “Ben bu karara itiraz ettim, burada hakim olmadan kimse bir şey yapamaz” diyerek kendini savunmaya çalıştı. Ancak, resmi belgelerin gösterilmesi üzerine itirazından vazgeçmek zorunda kaldı.
Kiracı Omar A., polisin ve avukatların gözetiminde, eşyalarının sokağa çıkarılmasını izlemek zorunda kaldı. Koltuktan buzdolabına, televizyondan çamaşır makinesine kadar tüm eşyaları sokağa bırakıldı. Akşam saatlerinde, kiracı, bir araca eşyalarını yükleyerek oradan ayrılmak zorunda kaldı. Omar A.’nın, ev sahibine 8 bin lira kira ödediği ve ödemelerini düzenli bir şekilde gerçekleştirdiği öğrenildi. Bu olay, kiracıların haklarının korunması ve ev sahiplerinin sorumlulukları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.