Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen “Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi”, Antalya’nın Belek bölgesinde başladı. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği tarafından gerçekleştirilen kongreye yaklaşık 1500 katılımcı katıldı. 60 bilimsel oturumun yapıldığı etkinlikte, 355 oturum başkanı ve konuşmacı yer aldı. Bunlardan 11’i yurt dışından gelen uzmanlar olarak dikkat çekti. Kongre kapsamında 8 uydu sempozyumu düzenlendi ve 91 sözlü bildiri ile 107 poster bildiri sunuldu.
Kongre Başkanı Prof. Dr. Karadurmuş, düzenlenen bu önemli bilimsel etkinliğin, kanser tedavisindeki son gelişmeler açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. İmmünoterapinin, kanser tedavisinde devrim niteliğinde bir yenilik olduğunu belirten Karadurmuş, “İmmünoterapiler, aslında akıllı serumlar şeklinde uygulanıyor. Vücudumuzda yer alan savaşçı hücrelerin, yani lenfositlerin, kanserle mücadele adına uykuya geçtiğini biliyoruz. Bu tedavi yöntemleri, bu hücreleri uyandırarak onlara ‘düşmana karşı savaş aç’ mesajı iletiliyor,” ifadelerini kullandı.
Önemli bir gelişme olarak, SGK’nın 25 farklı kanser türünde beş ayrı immünoterapinin geri ödeme kapsamına alındığını da aktaran Karadurmuş, akciğer, meme, böbrek, cilt, kalın bağırsak, mide ve yemek borusu gibi çeşitli kanser türlerinde bu tedavi yönteminin uygulanabileceğini vurguladı. Karadurmuş, “İmmünoterapilerin en büyük avantajı, tedavi sürelerinin yaklaşık 45-50 dakika sürmesi. Ayrıca bu tedaviler saç dökülmesi gibi yan etkilere yol açmıyor; bulantı ve yorgunluk gibi etkiler ise oldukça nadir görülüyor. Bu durum, hastaların yaşam kalitesini artırırken, yaşam süresinde de uzama sağlıyor,” dedi. Ancak kanserin direnç geliştirmesi nedeniyle, immünoterapinin kesin bir çözüm olmadığını da hatırlattı.
Dernek Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Karabulut, yapay zekanın kanser tedavisinde sunduğu olanakları öne çıkararak, bu teknolojinin tanı ve tedavi süreçlerine katkıda bulunduğunu ancak hastanın kişisel hikayesini tam anlamıyla yansıtamadığını belirtti. Derneğin Yönetim Kurulu Üyelerinden Prof. Dr. Şendur, son yıllarda kanser alanında yaşanan gelişmelerin etkileyici olduğunu, immünoterapilerin tedavi sürecine dahil edilmesiyle birlikte beş yıllık yaşam süresinin önemli ölçüde uzadığını ifade etti.
Covid-19 sürecinde mRNA aşılarının kanser tedavisinde ilham kaynağı olduğuna da değinen Şendur, bu aşıların immünoterapilerle birlikte kullanıldığında olumlu sonuçlar verdiğini aktardı. Prof. Dr. İmamoğlu ise kanser vakalarının üçte birinin önlenebileceğini belirterek, obezitenin kanser riskini artırdığını ve bu nedenle yaşam tarzı değişikliklerinin önemini vurguladı.